Lokalimsi: Lizbon

Tatildeyken başka bir tatilin planını yapmak, hadi planı yapamadım, sadece hayalini kurmak bile dönüşü biraz daha katlanılır kılıyor.

@mcanuysal ’ın Lizbon’dan yaptığı paylaşımlar da bu hayalleri besleyip günümü güzelleştirenlerden biri. Şehrin turist gözünden kolayca kaçan detaylarını yakaladığı anlar, insanı gündüz düşlerine sürüklüyor.

Dünyanın en keyifli, en estetik ve görsel olarak en çekici şehirlerinden biri olan Lizbon’da yaşayan Murat Can’la bir ‘lokalimsi’ röportajı yapmak bu yüzden benim için kaçınılmazdı.

Lizbon’da bir yıldır yaşayan ama şehirle tanışıklığı 2023’e dayanan Can, sosyal medya alanında markalar için içerikler üretiyor ve içerik editörlüğü yapıyor.
Profesyonel hayatının dışında; insanları bir araya getirdiği, temalar etrafında sohbet edilen kolaj etkinlikleri düzenliyor.

Ayrıca @clube.de.memoria.coletiva oluşumunda ortağıyla beraber, unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerleri yaşatan etkinlikler düzenliyorlar. Kim bilir, belki bir Lizbon seyahatinizde onlardan birine denk gelirsiniz.

Lizbon’u ‘diğer Avrupa şehirlerinden farklı, çeşitli baharatlar barındıran bir yemek’ gibi tanımlayan Can’ın; zevkli, ince detayları fark eden gözleriyle verdiği Lizbon tavsiyelerine buyurun.

Lizbon’da sevdiğin iki restoran ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?

A Primavera do Jeronimo: Portekiz’in Tasca kültürünü yaşatmasının yanında, güncel zevkleri de yakalayan alternatif bir restoran. Marka kimliklerine bayılıyorum! ve işletmecisinin bir Türk oluşu da tatlı bir tezat. Menülerinde arada bizden lezzetler de var 🙂 

Artis Gerçekten iyi Portekiz yemeği yemek ve 90’lardaki aile restoranı sıcaklığını yaşamak için buraya geliyorum.

A Primavera do Jeronimo
Artis

Lizbon’da sevdiğin iki kafe veya kahveci ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?

Marquise: arka bahçesi huzur veriyor, sanki bir evin minik bahçesinde yaşıyormuşum hissiyle hep bir şekilde uğramak istediğim bir yer. 

Cafe O’Corvo: küçük bir meydanda Fado müziğinin doğduğu mahallede. Kendi marka kimliklerini film posteri gibi astıkları duvarlarının rengine ve atmosferine bayılıyorum.

Cafe O’Corvo
Marquise

Lizbon’da sevdiğin iki kokteyl bar veya pub ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?

Simo’s: Anjos bölgesinde Monte Agudo Viewpoint’te 1) gün batımını ve şehri izlemek için manzara harika 2) Lizbon’un minik büfe bar konsepti olan kiosk ruhunu yaşatmaları 3) Simos’a gelen insanlar çok yaratıcı ve eğlenceli.

Cosmo: mekana dışarıdan baktığınızda nasıl bir yer olduğu anlaşılmayan, şehirde bana göre en iyi kokteylleri yapan yer 

Simo’s
Cosmo

Lizbon’da sevdiğin iki gece kulübü ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?

Purex: özellikle 2000’lerin kült şarkılarından oluşan pop geceleri harika. Britney, Shakira şarkıları dışında uzun zamandır duymadığım gerçek 2000’ler sevenlerin radarına takılmış tüm hidden gem şarkılar bu gecede.

A Capela: burası müzik seçkisiyle beni yakalayan yerlerden. Lokal djler çalıyor. İstanbul’daki arkaoda vibe’ını da yaşatıyor 🙂 gerçekten dans etmek istiyorsam küçük dans pistindeyim!

Purex
A Capela

5- Lizbon’da sevdiğin iki müze veya galeri ve kısaca neden sevdiğini anlatabilir misin? 

Galeri olarak Ze Dos Bois Gallery favorim. Hem kitapçısı hem terasıyla beni gönlümden fethediyor. Galeride yeni genç sanatçıların farklı süreli işleri sergileniyor.

Müze olarak Gulbenkian’ın sergi fikirleri konseptleri hep heyecanlandırıyor. Klasik ve çağdaş sanatı buluşturan iki farklı binasında ilham topluyorum 

Ze Dos Bois Gallery
Gulbenkian

6- Lizbon’da sevdiğin iki park ve kısaca neden sevdiğini anlatabilir misin? 

Park Necessidades: burası kaktüs parkı diye geçiyor içinde çok tatlı kocaman monsteraların olduğu göletiyle huzur noktam:) eskiden bir sarayın bahçesi olması da romantik hissettiriyor.

Gulbenkian Müzesi Bahçesi: Burada santın ve insanların enerjisinin bir arada olması beni iyi hissettiriyor. Çimlerine uzanıp insanlık hallerini izlemek, kolaj yapmak  mutluluk verici. 

7- Lizbon’da keşfettiğin, bir turistin radarında olmayacak, bir hidden gem tavsiye edebilir misin?
(Bu bir manzara noktası, bir aktivite, bir dükkan, bir sokak, bir bina, bir ağaç vs. her şey olabilir)

Estefania bölgesi son zamanlarda uğrak noktalarımdan ve orada bulunan kitapçı Livraria Espiral’ın yemyeşil avlusunda oturup ağaçları izlemek bana huzur veriyor.

8- Son olarak sence şehre en çok yakışan şarkı veya sana bu şehirde en çok eşlik eden şarkı nedir?

Playlistim çok karışık farklı zamanlardan farklı coğrafyalardan sanatçıları dinlemeyi seviyorum. Elbette 2000’lerin klasiklerini tekrar tekrar dinlemeyi de. Ama buralardan bir şarkı önericeksem bir uzun yol seyahatimde radyoda keşfettiğim Fatspoon’dan ‘Tecer’ şarkısı. Şehrin “güneş yerinde her şey yolunda” vibeına çok yakıştığını düşünüyorum. 🙂

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir