Lokalimsi: Bali
Turistik rotaların ötesindeki Bali’yi bir ‘lokal gibi’ keşfetmeye hazır mısınız?
Yurt dışında yaşayan dostlarımla yaptığım ‘lokalimsi’ röportaj serisinde bu sefer uzak diyarlara, Bali’ye gidiyoruz.
Bali’de yaşamak birçok insanın hayali olsa da göç etmek için bence hayli ilginç, bildiğimiz hayatın çok ötesinde bir destinasyon.
İki yıl önce bu hayali gerçekleştiren arkadaşım @aydansivaci ‘nın Bali’yle tanışma hikayesi bir yemek kursuna katılmasıyla başlıyor. Orada şimdiki eşi Simon’la tanışınca da tatil programı tam zamanlı bir konaklamaya dönüşüyor.
Aydan, Türkiye’deki işi olan moda markalarına styling ve imaj danışmanlığını Bali’de de devam ettirerek kadınlar için kutsal dönüşüm alanları tasarlıyor. Aynı zamanda kendi etik ve sürdürülebilir moda markası olan @ayland.living ‘i geliştiriyor.
Bir yeri içinden biri gibi keşfetmek için hazırladığım ‘lokalimsi’ sorularımı Bali’ye uyarlayarak:
🛕Bali’de malum, müze yerine tapınak geziyoruz. Aydan’a Bali’de mutlaka görün dediği tapınakları
🌴 Şehir parkları yerine Bali’deki şelaleler ve botanik parkları
💆♀️ Pub & gece kulüpleri yerine de masaj salonu ve spa merkezleri önerilerini soruyorum.
Hem röportajı hazırlarken hem de yazı için fotoğrafları seçerken gördüğüm yerlere içim gitti ve Bali’ye daha önce hiç gitmemiş olan bana durduk yere uçak bileti baktırdı. Yani bu demek oluyor ki, yazıyı okuduktan sonra siz de kendinizi vize derdi olmayan Bali’ye planlar yaparken bulabilirsiniz.
Bali’de sevdiğin iki restoran ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?
İlki Zest! Sadece bir restoran olmanın ötesinde, komünite hissini yaşadığım yer ve etkinlik alanı. Eşim Simon kurucularından biri ve vegan menüsünün yaratıcısı, bu yüzden bendeki yeri daha da özel.


İkincisi Kedewatan akşam pazarındaki balık warung’u Serangan Pak Cangkir. Olabildiğine mütevazi bir aile işletmesi ve Bali’de yediğim en güzel ızgara balığı yapıyorlar.

Bali’de sevdiğin iki plaj & kumsal & koy ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?
Sanur: Turistik bir lokasyon olsa da bana çocukluğumun Kuşadası’nın hatırlattığı için burayı çok seviyorum. Genius Cafe’de gün batımında eşliğinde yemek yemeyi özellikle öneriyorum.

Seminyak’taki Double Six Beach: Bali’deki okyanus sularının sahildeki seviyesi genelde alçak, o yüzden pek yüzülemiyor. Burada dalgalara rağmen yüzme, kumsalda yürüme ve güneşlenme ihtiyacımı giderebiliyorum.

Bali’de mutlaka görün dediğin iki doğa harikası ve buraları neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?
Bali Botanical Garden: Kadim, ata ağaçların olduğu bir orman. Buradaki çeşitlilik beni çok etkiliyor, enerjime iyi geliyor. Yürüyerek ya da bisiklet kiralayarak dolaşabilirsiniz.


Les Waterfall: Bu şelalenin ve bölgenin kutsal ve şifalı bir enerjisi var. Birçok ülkeden insan su orucu tutmak ve arınmak için buraya geliyor.

Ubud’da sevdiğin iki kafe ve buraları neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?
Seniman Cafe: Sanat, kültür ve gençliği hissettiğim bir yer. Eğlenceli ve yaratıcı mekan tasarımları ver ayrıca sergi alanları var. Farklı çekirdek ve demleme seçenekleriyle de ileri seviye kahve deneyimi sunuyorlar.
Home Cafe: Kahvaltı etmek ve çalışmak için son zamanlarda geldiğim kafe. Malum biz Türk’ler kahvaltı konusunda hassas ve seçiciyiz. Beni menüsü ve malzeme kalitesiyle bu zamana kadar en tatmin eden yer oldu.


Ubud’da sevdiğin masaj salonu / spa ve neden sevdiğini kısaca anlatabilir misin?
Hotel Tjampuhan & Spa: Bali’nin otantik mimarisinin ve orman manzarasının keyfini çıkardığım bir durak noktası. Oyma figür taşların içerisinden sıcak ve soğuk havuza girebiliyorum. Bir zamanlar Mick Jagger ve David Bowie gibi sanatçıları da çekim alanına almış bir yer.


Fresh Beauty Lounge: Vintage Amerikan konsepti Bali’nin ruhuna biraz kontrast olsa da, kendimi tam bakıma sokmuş hissettiğim yerlerden. Kakao, tarçın ve güllerle hazırladıkları 1 saatlik ayak spa’sını deneyin.

Bali’de mutlaka görün diyeceğin tapınak ve neden buraları sevdiğini kısaca anlatabilir misin?
Tirta Empul: Kaynak su tapınağı. Burası çok fazla turist çekmesine rağmen hala en çok önerilen ve güçlü enerjisi olan bir arınma merkezi.


Besakih Temple: Bali Hinduizm’ine göre en önemli, en büyük ve en kutsal tapınak. Büyük seremoniler düzenleniyor. Yakınındaki aktif volkan dağı Agung’un enerjisini de burada yoğun hissediyorum.

Bali’de keşfettiğin, bir turistin radarında olmayacak, bir hidden gem tavsiye edebilir misin? (bu bir manzara noktası, bir aktivite, bir dükkan, bir sokak, bir bina, bir ağaç vs vs. Her şey olabilir)
Birkaç önerim olacak:
Sayan: Burası lüks otel ve restoranların olduğu bir bölge. Yerini tam tarif edemeyecek olsam da nehre doğru indiğinizde masalsı bir gün batımı izleyebileceğiniz alanlar var.
Samadhi Living: Seremoni kıyafetleri, tüyler ve Amazon kabilelerinin boncuk işi koruma aksesuarlarını bulabileceğiniz bir dükkan.


Ancient Bayan Tree: Haritaya baktığınızda tam Bali’nin kalbinde yer alan 700 küsür yıllık devasa Kayu Putih ağacı.
Petulu Village: Yüzlerce beyaz Heron kuşunun yaşadığı ve yuva yaptığı sokağı ziyaret edin. Köy halkı bu kuşlarla yıllardır uyum içerisinde yaşıyor. Motorla geçerken yavaş ve özenli olmak gerekiyor.



Ve son olarak; sence Bali’ye en çok yakışan şarkı veya sana bu şehirde en çok eşlik eden şarkı nedir?

Curawaka – Noku Mana
Noku Mana, toprağa çağrı demek. Bu Brezilya Amazon’larından Huni Kuin kabilesinin toprağın, rüzgarın, ormanın, yıldızların, güneşin, yüksek bilincin, suyun, ayın ve kutsal geometrinin ruhunu çağırdıkları ve dua ettikleri bir şarkı ve bence Bali’ye çok uyuyor. Curawaka grubunun söylediği bu versiyonu özellikle seviyorum. Zest’teki konserlerinde de şarkının Ubud’a güçlü bir şekilde eşlik ettiğini hissetmiştim.