Into The Woods Playlist🌲
Geçenlerde deniz seviyesinde 12 derece ve güneşle başladığımız bir günde, Kaz Dağı Milli Parkı’nda Sarıkız zirvesine tırmanmaya başlamamızla, önce sonbahar sonra kış daha sonra kara kışı deneyimledik.
Rakımın 1700 metre civarına ulaştığı noktada tabi ki yolun geri kalanını gitmek imkansızlaştı ve zirveye ulaşma fantezimiz de son buldu.
Aslında her ne kadar Sarıkız zirvesine çıkalım diye yola çıksak da bizi oraya çeken başka bir şeydi.
Zirveye doğru tırmanırken yolun sağ tarafında geniş bir alanda kocaman bir kaya vardır (mükemmel bir tarif!) Her seferinde kendimizi orada saatler geçirirken buluyoruz. Bilmiyorum neden.
Yine o kayanın olduğu yere döndük. Yerler pamuk gibi kar. Üzerinde minik (neyse ki!) pati izleri var.
Kayanın çevresinde dolanıp karla kaplanmış ormanın sessizliğini, sakinliğini, dalların çıtırtısını dinledim. Orman yürüyüşlerinde aslında pek müzik dinlemem ama bu sefer farklı gelişti, daha evdeyken müzik dinlemek istediğimi biliyordum, hazırlığımı yapıp öyle çıkmıştım yola.
Kayanın altında kuru olan bir yerde sırtımı ağaca yaslayıp, kulaklığımı takıp ‘Into the Woods’ listemi dinleyerek etrafı izledim. Düşüncelerim uzun bir geçit töreni yaptı, ben de onları müdahale etmeden izledim.
Asla yapamayacağımı bilsem de keşke şu anı bir kere tek başıma, gece yaşayabilsem diye geçirdim aklımdan. Ormanda gece yürümek, tek başına vakit geçirmek nasıl bir şeydir korkularım hayal etmeme bile izin vermiyor.
Aklımdan bu düşünceler geçerken baktım parmaklarım renk değiştirmiş ve burnumu artık hissetmiyorum. Hadi dedim kalk. Gündüz bir hayatta kalmayı öğren sonra gecesine bakarsın.
Konforlu hissettiğim alanlardan çıkmak, alışılmadık manzaralar görmek, ormanda olmak her zamanki gibi dönüştürücü bir deneyimdi.
Sizinse bu listeyi dinlemeniz için illa orman yürüyüşüne çıkmanıza gerek yok.
Evinizde sıcacık oturduğunuz soğuk bir günde fonda tatlı tatlı çalsın, kitabınızı okuyun, düşüncelerinize bakın o da size eşlik etsin.