Edinburgh Gezi Rehberi

İskoçya uzun yıllardır gitmenin hayalini kurduğum bir ülkeydi ve sonunda sonbahar renklerini de yakalayabileceğimiz kasım ayı için biletlerimizi aldık. İskoçya programımızı 4 gün Edinburgh, 3 gün de Glasgow olmak üzere planladık. Aslında bu şehirler dışında ülkenin kuzeyi olan Highlands için de niyetlenmiştik. Önce araba kiralayıp 1-2 gün gezelim dedik sonra baktık bu sefer şehirlerin istediğimiz gibi hakkını veremiyoruz o zaman da Get Your Guide’dan günübirlik bir tur alalım dedik ama sırf ucundan görmüş olmak için görmenin istediğimiz şeyin bu olmadığını fark edince de tamamen vazgeçtik. Sırf Highlands için yine bahar aylarında 1 haftalık bir rota çıkarıp bir sonraki seyahatimizde buraların da hakkını vereceğiz.

İstanbul’dan Edinburgh’a THY ve Pegasus’un direkt uçuşları bulunuyor. Biz bir Pegasus kampanyasından baya da uygun bir fiyata biletlerimizi kaptık. Uçuş toplam 4,5 saat sürüyor. İskoçya’ya Birleşik Krallık vizesiyle gidebiliyorsunuz. Birleşik Krallık vizesiyle toplam 4 ülkeye giriş yapabiliyorsunuz. 1- İngiltere 2- İskoçya 3- Kuzey İrlanda 4- Galler.

Edinburgh’u tanımlamam gerekirse tek kelimeyle kartpostal gibi bir şehir. Çok estetik, mimarisi, puslu havası hepsi bir araya gelince orta çağdan bir masalın içine gitmiş gibi oluyorsunuz. Toplam nüfusu 520,000 ve İskoçya’nın başkenti Edinburgh olsa da en kalabalık şehri değil. İnsanları da sakin, cana yakın ve yardım severler o yüzden başkente gitseniz de hiç kalabalığa, trafiğe veya kaosa girmiyorsunuz. Bunların hepsini bir araya getirince de yoğun bir iş sezonundan çıkmış bizlere ilaç gibi geldi.

Edinburgh seyahatimle ilgili Instagram hikayelerine de buradan ulaşabilirsiniz.

Feeling Scotland Müzik Listesi 🎧

Seyahatle ilgili detaylara geçmeden önce bu seyahatte her iki şehri gezip tanırken kulağımda İskoç müzisyenlerin şarkıları vardı. Onların şarkı sözlerini, duygularını, bu şehirlerle olan bağlarını da görmeye çalıştım.

Bu listede yer alan isimlerin çoğu ya İskoçya’dan çıkmış ya da müzikal yolculuğunu burada şekillendirmiş sanatçılar. Eminim kimi isimleri görünce ‘aa bu da mı İskoçmuş?’ diyeceksiniz. Listeyi dönüp tekrar dinlediğimdeyse de 2000’li yıllarımın soundtrack’ini hazırlamışım gibi hissettim.

Cocteau Twins, Travis, Belle and Sebastian, Texas, The Twilight Sad, Mogwai, C Duncan, Boards of Canada… Kısacası biraz all stars bir kadro. Bu isimleri görünce zaten anlamışsınızdır liste; hareketli ve yüksek tempolu değil, daha çok içe dönük ve sakin. Bu liste yazıya da çok güzel eşlik edecektir.

Bu yazıda neler bulacaksınız?

Edinburgh’a ne zaman gitmeli ve kaç gün kalmalı?
Edinburgh’ta nerede kalınır? konaklama önerisi
Edinburgh Havalimanından Şehre Nasıl Ulaşılır?
Edinburgh’ta Ulaşım
Edinburgh Haritalı Şehir Rehberi
Edinburgh Gezilecek Yerler
Edinburgh Yeme – İçme Önerileri
Edinburgh’un En Güzel Kitapçıları
Edinburgh’ta Sevdiğimiz Plak Dükkanları
Edinburgh’un Etkileyici Müzeleri
Dört Günlük Edinburgh Gezi Programı

Edinburgh’ta Kaç Gün Kalmalı?

Biz toplam 4 gün kaldık ve bence ilk ziyaret için bu süre gayet yeterli. Ama bir gün daha olsaydı o da dolar mıydı, tabi ki dolardı. Bu 4 günü; şehrin görülmesi gereken noktaların çoğuyla, 3 müze, soğuktan sığındığımız sayısız kafe ve restoranla doldurduk.

Edinburgh’a Ne Zaman Gitmeli?

Victoria Street
Victoria Street

Sanırım bu sorunun doğru bir cevabı yok ama hayli kuzeyde bir ülke olduğu için ben hep yaz aylarında gitmenin planını yapıyordum ta ki orada bir süre çalışmış bir arkadaşım şehrin dokusunun kesinlikle sisli, puslu havayla çok daha uyumlu olduğunu ve o orta çağ enerjisinin böyle daha iyi hissedildiğini söyleyene kadar. Kasım ayında gidip döndükten sonra kesinlikle kendisine hak veriyorum. Şehirdeki gri puslu hava, hatta o sabah sisli hali o mimariyle çok daha uyumlu hale geliyor. Kimileri tarafından gotik mimarisi ve mezarlıklardan dolayı yüzünden karanlık olarak tanımlanabilir ama ben karanlık olarak değil daha çok mistik ve ilgi çekici olarak tanımlayabilirim.

Eğer Noel Pazarı gezmeyi seven birisiyseniz de Edinbugh’ta Noel Pazarları Kasım ayının ortasında kuruluyor ve Ocak ayının başına kadar açık kalıyor. Biz de 12 Kasım’da gittiğimiz seyahatimizde Noel pazarına denk gelince baya bir şaşırmıştık. Bu arada daha önce Londra ve Belçika’da noel pazarlarını deneyimlemiş biri olarak ve sosyal medyada paylaşılan Almanya’daki noel pazarlarıyla kıyaslarsak burası bence çok etkileyici bir noel pazarı sunmuyor. Princes Street Gardens’da kurulan lunapark ve Princes Street’teki yeme-içme, hediyelik standlarından oluşan çok da büyük olmayan bir pazar.

Edinburgh’ta Nerede Konaklanır? Konaklama Önerisi

Edinburgh kale bölgesi dışında dümdüz ve kompakt bir şehir. O yüzden merkezde nerede kalırsanız yürüyerek maksimum 20 dakikada ulaşmak istediğiniz yere ulaşacaksınız. Şehir Old Town, New Town ve West End olarak üçe ayrılıyor. Size aşağıda mükemmel çizim yeteneğimle bunu harita üzerinde göstermek isterim.

Bu üç bölgede hem çok pahalı olmayan hem de konforlu bir konaklama bulmakta ben baya zorlandım. Bu cümleyi okuyunca çok saçma demiş olabilirsiniz ama durumu şöyle açıklayayım. Tam bir otel buldum diyorum, ‘asansörü yoktu bavulları 4. kata taşıdık’, ‘gece ısıtması iyi çalışmıyordu o yüzden bereyle yattık’ veya ‘altındaki kafe geç saatlere kadar açık olduğu için gece gürültü vardı’ gibi yorumlarla karşılaştım. Bir de Old Town’daki otellerin çoğu çok eski binalardan oluşmasından dolayı hep bir asansör, tesisat sorunu olduğunu okudum. Tabi genellememek lazım her yerde denk gelebiliyoruz bu sorunlara. Ama sonunda seçtiğimiz otel, her anlamda bizi hayli memnun etti. New Town’da, Dean Village’a çok yakın bir bölgede The Resident Otel‘de konakladık. Otel yeni, tertemiz, odaları gayet modern ve zevkli döşenmiş. Minik bir mutfak alanı ve Nespresso makinası da olan kale manzaralı bir odada kaldık. Şehrin içinde ve yine de sakin bir bölgeydi ve odalardaki yalıtım da çok iyi olduğu için çıt sesi duymadan geceleri rahat yataklarımızda yatabildik. Otelde bu arada kahvaltı yok. Sizi partnerleri olan ve indiriminizin olduğu yakındaki kafe ve restoranlara yönlendiriyorlar. Biz zaten dışarıda kahvaltı yapmayı sevdiğimiz için bu bir problem olmadı. Tek olumsuz tarafı odalar biraz küçük ama zaten tüm gün dışarıda olunca o da bir problem olmadı bizim için. Bir daha gelsek kesinlikle yine burayı tercih ederiz.

Edinburgh Havalimanından Şehre Nasıl Ulaşılır?

Havalimanından şehir merkezine inmek için en kolay yollardan biri tramvay diğeri de Airlink otobüs hattı. İkisi de terminalin dışına çıktığınızda hemen karşınıza çıkıyor. Airlink otobüsleri şehir merkezine 30 dakikada ulaşıyor. Bilet ücreti, dönüşü de açık bilet aldığınızda yetişkin için 8,50£. Airlink otobüs seferleriyle ilgili buradan daha fazla bilgi alabilirsiniz.

4,5 saatlik uçuştan sonra trafiğe girmek istemediğimiz için genelde raylı taşımacılığı tercih ediyoruz. Tramvay da benzer şekilde 30 dakikada şehir merkezine varıyor. Bavullarınızı koyabileceğiniz bir bagaj alanı var. Tramvay biletimizi tramvayın hemen önündeki kiosktan kredi karıyla aldık. Dönüş bileti açık aldığınızda toplam 9,25£ ödüyorsunuz. Bu arada gidiş biletinizi alırken dönüşünüzü de beraber almak neredeyse yarı yarıya fark ediyor. Tramvaya binerken bir turnikeden geçmiyorsunuz ama siz yine de buna kanıp bilet almamazlık etmeyin. Tren içerisinde biletinizi kontrole geliyorlar.

Edinburgh’ta Ulaşım

Edinburgh daha önce bahsettiğim gibi çoğunlukla dümdüz bir şehir ve her yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz ama sabah 9’dan akşam 8’e kadar gezerken bir noktada enerjiniz kalmıyor. Şehirde toplu taşıma hayli yaygın. Otobüs ve tramvayla ulaşamayacağınız yer yok. Her ikisinde kredi kartıyla ödeme yapabiliyorsunuz. Biz oradayken şehirde toplu taşıma seçeneklerini göstermede Google Maps maalesef iyi performans göstermedi. Edinburgh toplu taşımalarını gösteren Lothian Buses uygulamasını kullandık. Uygulama hayli düzgün ve iyi çalışıyor, indirmeniz faydalı olabilir.

Edinburgh Haritalı Şehir Rehberi

Edinburgh’u da gezerken tabi ki yine haritam hazırdı. Kısıtlı sürede bir şehri bundan daha verimli şekilde ben gezemiyorum. Bu haritada;

✜ Edinburgh’ta gezilecek yerleri
✜ Restoran ve kafeleri
✜ Müzeleri
✜ Pub & viski barları ve damıtım evlerini
✜ Kitapçı ve plak dükkanlarını
✜ Sevdiğim tasarım mağazalarını bulacaksınız.

Bu arada bu haritayı şehri gezmeden önce Google Maps’e kaydedebilirsiniz. Bunun için bu yukarıdaki haritayı masaüstünde açtığınızda (evet maalesef bu kayıt işlemi için bir bilgisayar gerekiyor) solda harita başlığın hemen yanında bir yıldız göreceksiniz, ona tıkladığınızda haritalarınıza kaydediyorsunuz! Peki haritayı telefonunuzda nasıl mı bulacaksınız? Telefonunuzda Google Maps uygulamasını açın, altta ortadaki ‘Kayıtlılar’ yazısına tıkladığınızda en altta ‘Kaydettiğiniz Listeler’ bölümünde haritayı kayıtlı olarak bulabilirsiniz.

Edinburgh Gezilecek Yerler

✜ Dean Village
✜ Well Court
✜ Miller Wheels
✜ St. Bernard’s Well
✜ Greyfriars Bobby Statue
✜ Greyfriar’s Kirkyard Cemetery
✜ Leith Walk
✜ Ross Fountain
✜ Princes Street Gardens
✜ Castlehill & One O’clock Gun
✜ Edinburgh Kalesi
✜ Holyrood Sarayı & Abbey
✜ Cockburn Street
✜ Canongate Tolbooth
✜ The Vennel Viewpoint
✜ Waverley Köprüsü
✜ The Royal Yacht Britannia
✜ Edinburgh Üniversitesi
✜ İskoçya Parlamento Binası
✜ George Street
✜ Stockbridge Market
✜ Royal Botanic Garden
✜ Grassmarket
✜ Scott Anıtı
✜ Princes Street
✜ Calton Hill
✜ Victoria Street
✜ Circus Lane
✜ Arthur’s Seat
✜ St. Giles Cathedral
✜ Royal Mile

Dean Village

Gelelim Edinburgh’un en güzel yerlerinden birine. Dean Village otelimizin hemen arkasında olduğu için ilk gün buraya gelmiştik ve Edinburgh’un geri kalanı da böyle herhalde diye düşünmüştüm ama öyle değilmiş. Burası vaha gibi bir yer şehrin içinde.
Size buranın hikayesinden bahsedeyim biraz da. Dean Village, 12. yüzyılda Edinburgh ’ta Water of Leith boyunca kurulmuş eski bir değirmenci köyü. Zamanında burada on birden fazla un değirmeni varmış. Bu değirmenler günümüze ulaşamamış olsa da taş evlerde ve dar yollarda bu üretim geçmişinin izlerine rastlayabiliyorsunuz. Bugünse burası Edinburgh’un en masalsı, en sakin köşelerinden biri.

Dean Village uzun yıllar boyunca şehrin ana yaşamının dışında kalmış. Sanayi Devrimi’yle değirmenler kapanınca bölge gelişim yarışına girmemiş, hatta bir süre unutulmuş.

20. yüzyılda koruma alanı ilan edilmesiyle karakteri daha sabitlenmiş. Yapıların cepheleri, renkleri, pencere oranları ve hatta çevredeki yeşil doku sıkı kurallarla korunuyor. Yüksek binalar ve agresif dönüşüm burada mümkün değil.


Dean Village sadece taş evlerden ibaret değil. Burası aynı zamanda şehir içinde gizli bir doğa koridoru. Water of Leith, kuşlar ve küçük yaban hayatı için doğal bir rota oluşturuyor. Burada yürüyüş yaparken Yalıçapkını, balıkçıl kuşlar, ördekler ve sincaplarla karşılaşmak mümkün.


👀 Nereleri görmeli?
* Well Court: 19. yüzyıldan kalma bu kırmızı tuğlalı yapı, köyün en karakteristik noktası. Eskiden işçiler için yapılmış, bugün hâlâ yaşıyor.
* Water of Leith Walkway: Nehir boyunca yürüyüş yapabileceğiniz, yeşilin hiç bitmediği bir rota. Sonbaharda özellikle büyüleyici.
* Dean Bridge: Thomas Telford imzalı bu köprüden aşağı baktığınızda, köyün minyatür gibi görünen manzarası çıkıyor karşınıza.


📸 En güzel fotoğraflar nereden?

* Dean Bridge’in altı: Klasik “kartpostal Dean Village” karesi burada.
* Nehir kıyısı patikalar: Evlerin suya yansıdığı açıları ve kuşları yakalamak için ideal.
* Sabah erken saatler: Hem ışık yumuşak hem de kalabalık yok.

Dean Village’da yürürken Edinburgh’un şehir merkezinde olduğunuzu unutabilirsiniz.

🦐 Edinburgh Yeme – İçme Önerilerim

Edinburgh’taki yemek tecrübelerimizden çoğunlukla memnun kaldık. Geleneksel tatlar beni bazen yorsa da İskoçların Haggis (sakatat yahnisi) ve Cullen Skink’ine (patatesli füme mezgit çorbası) özellikle bayıldım. İskoç mutfağında kırmızı et ön planda olsa da deniz ürünleri de bir o kadar güçlü ve görünür. Biz tercihimizi çoğunlukla deniz ürünlerinden kullandık, pişman da olmadık.,
Bu arada eğer porsiyon restoranlarına gitmiyorsanız tabaklar baya büyük, hatta bazı yemekler paylaşılabilecek kadar büyük geliyor. Pastane & fırın ve kahve tarafında baya iyiler. Havanın soğukluğundan günde en az 2 kere kahvecilere sığındığımız için bolca hamur işi & tatlı yedik. Hiç beklentimizin olmadığı yerde bile tatlılar baya iyiydi.

🦪🥘 Restoran
The Palmerston
Fruitmarket Cafe – cullen skink
Umi Japanese

✜ Yamato: Çok iyi bir sushi restoranı, hem yemeklerden hem de sake seçkisinin geniş olmasını çok sevdik.
✜ Barry Fish: Çok iyi bir balık restoranı
✜ Umi Japanese: Hem öğle hem akşam yemeği için uğrayabileceğiniz bir sushi restoranı
✜ The Kitchin

✜ The Palmerston: Şehrin en eski ve kült restoranlarından. Lokal üreticilerin mevsiminde yetiştirdikleri sebze ve meyvelerle oluşturdukları günlük değişen öğle ve akşam menüsüyle bir Edinburgh klasiği.
✜ Mother India’s: En ünlü Hint yemekleri restoranı. Biz denemedik ama neredeyse çoğu listede burası karşımıza çıktı.
✜ Fruitmarket Cafe: İçerisindeki galeride sergi gezdikten sonra kafesinde öğle yemeği yedik. İskoç usulü füme mezgit, patatesi pırasa ve kremalı balık çorbası olan cullen skink’i burada içtik ve o buz gibi havada o kadar iyi geldi ki. İnanılmaz lezzetli bir çorba onu baştan söyleyeyim, kremalı olduğuna bakmayın ağır ve çok yağlı bir çorba değil. Olması gerektiği gibi.
✜ Timberyard
✜ The Pitt
✜ Leith Market

✜ The Shore Bar Restaurant
✜ Noto: İtalyan restoranı
✜ The Outsider Restaurant
✜ Bread Meats Bread: Şehrin en övülen hamburgercisi. Bacon’lı patatesini pek özel bulmadık bence denemeye gerek bile yok ama smash burgeri güzeldi.

Bread Meats Bread
Yamato
Yamato
☕️🧁 Kahve & Tatlı
Cairngorm Coffee

✜ Twelve Triangles
✜ Room Rumours Coffee

✜ Blank Street Coffee
✜ The Fudge House of Edinburgh

✜ Origin Coffee
✜ Cairngorm Coffee: Otelin çok yakınında olduğu için sabahları çoğunlukla buraya geldik. Kahvesi baya iyi, tatlıları da bir o kadar güzeldi.
✜ The Milkman: Şehrin en ünlü kahvecisi. Kahvesi iyi olsa da diğerlerinden ayrıştıracak kadar neden iyi olduğunu çok anlayamadık.
✜ Lovecrumbs West Port: Kitapçıları gezerken uğradığımız, sandviç, tatlı ve kahvesini çok beğendiğimiz tatlı bir kafe.
✜ Lannan Bakery & Pantry
✜ Fortuna Coffee Bar

🍦Dondurma

✜ Joelato
Mary’s Milk Bar
✜ Basement Gelato Co.: Ev yapımı, katkısız dondurmaları çok lezzetliydi. Buz gibi havaya rağmen iki akşam buradan dondurma aldık ama özellikle custard yani sıcak pastacı kremalı, elmalı crumble’ı inanılmazdı.

Lovecrumbs
Fortuna Coffee
Basement Gelato Co.
🍺🥃 Pub & Kokteyl ve Viski Bar


Viskinin kalbindeyiz malum. Bir çok üreticinin damıtım evi veya tadım evlerini gezerek İskoçya seyahatinizin hakkını verebilirsiniz. İskoçya, dünya çapında tanınan, ‘blended’ yani harmanlanmış ve ‘single malt’ yani tek malt türleriyle öne çıkıyor. En bilinenler arasında: Johnnie Walker, The Macallan, Glenfiddich, Chivas Regal, The Famous Grouse, Ballantine’s, Lagavulin, Talisker ve Glenmorangie markalarını sayabiliriz.

✜ The Hanging Bat
✜ The Last Drop
✜ Biddy Mulligans
✜ The Oxford Bar
✜ Whistlebinkies
✜ Sneaky Pete’s: Gece canlı müzik için
✜ Sandy Bell’s
✜ Cask & Barrel
✜ Panda & Sons: 50’s best listesinde de yer alan bir kokteyl bar
✜ Moonwake Beer Co.
✜ Campervan Brewery
✜ Bellfield Brewery
✜ Portobello Tap
✜ The Royal Dick Pub
✜ Summerhall Distillery
✜ The Johnnie Walker Experience

Edebiyat Şehri Edinburgh’un En Güzel Kitapçıları

Armchair Books
Waterstones

Edinburgh, 2004’te UNESCO tarafından ‘Dünyanın İlk Edebiyat Şehri’ ilan edilmiş.
Peki ‘Edebiyat Şehri’ ne demek?

‘Yaratıcı Şehirler Ağı’ kapsamında verilen bu ödül, bir şehrin:
Edebiyat üretimini desteklemesi, okuma kültürünü yaygınlaştırması, yazarları, yayıncıları, kitapçı ve festivalleri yaşatmak için desteklemesi ve edebiyatı günlük hayatın bir parçası haline getirmesiyle kazandığı bir ödül

Ayrıca dünyanın en büyük edebiyat festivallerinden biri olan ‘Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali’ni de unutmamak lazım
 
Tabi ki edebiyatın bu kadar önemsendiği bir yerde kitapçılar da bir o kadar etkileyici.
Edinburgh’tan aklımda kalan kitapçıları sizlerle de paylaşmak isterim.

✜ John Kay’s Shop: Edinburgh’un en renkli sokağı olan Victoria Street’te yer alan bu küçük kitapçı, 19. yüzyıl gravürleri ve eski Edinburgh haritalarıyla şehrin görsel hafızasını raflarında saklıyor

✜ Armchair Books: Daracık, tavana kadar yükselen ikinci el kitap yığınlarıyla Edinburgh’un en otantik sahaflarından biri

✜ Blackwell’s Bookshop: Edinburgh’un en eski kitapçısında gezinirken odalarında ve kitapların arasında kaybolacaksınız

✜ Golden Hare Books: Stockbridge’de bulunan ‘İngiltere’nin en iyi bağımsız kitabevi’ ödülünü kazanan Golden Hare, küçük ama seçkisiyle etkileyici bir kitapçı

✜ Topping & Company: Bu bağımsız kitapçıda yazarların da ağırlandığı aylık edebiyat konuşmaları ve etkinliklere denk gelebilirsiniz

✜ The Gently Mad Bookshop: İlk baskılar ve nadir kitaplar bulabileceğiniz, bir aile işletmesi olan Edinburgh’un en ilginç ve keyifli kitapçılarından
✜ Black Moon Botanica: Old Town’un karanlık köşelerinde saklanan bu dükkân; cadılık, botanik ve okült temalarıyla şehrin mistik yüzünü yansıtıyor

✜ House of MinaLima: Harry Potter filmlerinin grafik tasarımcılarına ait bu dükkânda, Harry Potter’ın ve fantastik daha birçok hikâyenin büyülü dünyasına girebilirsiniz.
✜ Waterstones: Edinburgh Üst katındaki kafesinde cam kenarında oturduğunuzda kale manzarasına karşı kitap karıştırabileceğiniz zincir kitapçılardan biri.
✜ The Edinburgh Bookshop: Bu bağımsız kitapçı, güçlü seçkisi ve edebiyat etkinlikleriyle yerel bir buluşma noktası.

John Kay’s Shop
Blackwell’s

Edinburgh’ta Sevdiğimiz Plak Dükkanları

Avalanche Records
Ve sanırım Dünyada’ki bütün müzik gruplarının t-shirtleri var burada

Edinburgh müzik sahnesiyle çok öne çıkan bir şehir değil. O özelliği Glasgow’a vermişler o yüzden gezdiğimiz plak dükkanları hiç fena değildi ama Glasgow’dakiler kadar etkileyici de değildi. Sevdiğimiz plak dükkanları:

✜ Assai Records: Indie, alternatif rock, pop seçkisi geniş. Ayrıca dükkanda kimi zaman konserler de düzenliyorlar, Instagram hesaplarını takip edebilirsiniz takvim için.
✜ Underground Solution: elektronik müzik ağırlıklı seçkisi var.
✜ Vinyl Villains: plak dışında ikinci el DVD, CD ve kaset satışları da var.
✜ Elvis Shakespeare: plak dışında ikinci el plak ve kitap satışları da var. Yine bazen dükkanda konserler oluyor, Instagramlarından takip edebilirsiniz.
✜ Avalanche Records: alternatif, indie, rock seçkileri ağırlıklı ama asıl burayı özel kılan; sevdiğiniz grubun baskılı t-shirtlerinden, istemediğiniz çeşitte istemediğiniz adette var.
✜ FOPP: çoğunlukla rock, metal, indie rock ve pop ağırlıklı. Alt katında dvd ve indirimli kitap seçkileri de var.

FOPP
Underground Solution

Edinburgh’un Etkileyici Müzeleri

İskoçya Ulusal Müzesi
National Galleries of Scotland: Portrait

Aşağıda uzun bir liste göreceksiniz ve biz müze gezmeyi sevdiğimiz için 3 müzeye vakit ayırdık. Bunlar: İskoçya Ulusal Müzesi, National Galleries of Scotland: Portrait ve National’dı. hepsini ayrı sevdik ama hakkımı tek bir müzeden kullanmam gerekirse bu kesinlikle İskoçya Ulusal Müzesi olur. Çok fazla interaktif etkileşime geçebildiğiniz için de özelikle çocuklu ailelere baya uygun. Size güzle bir haberim var. Edinburgh’ta bütün müzeler ücretsiz. Müzelerin kalıcı sergileri dışında süreli sergiler sadece ücretli. Yani Edinburgh’ta müze gezmek için bir bütçe ayırmanıza gerek yok.

✜ İskoçya Ulusal Müzesi
Edinburgh’ta tek bir müze gezmeniz gerekse kesinlikle burayı gezin derim. Her yaşa hitap eden, İskoçya’nın tarihini, kültürünü, doğa tarihini, bilim ve sanat koleksiyonlarını barındıran ülkenin en popüler ücretsiz müzesi. Ayrıca Dünyanın klonlanan ilk memelisi olan ünlü koyun Dolly’i burada görebilirsiniz.

✜ National Galleries of Scotland: Modern One
Şehrin biraz dışında, yemyeşil bir alanın içinde yer alan bu müze modern ve çağdaş sanata odaklanıyor. Hem iç mekandaki eserler hem de bahçedeki heykeller sayesinde sanatla doğa iç içe geçiyor. Daha sakin ve ilham verici bir deneyim arayanlar için ideal.

✜ National Galleries of Scotland: Portrait
İskoçya’nın tarihine farklı bir açıdan bakmak isteyenler için: portreler üzerinden anlatılan bir hikâye. Ülkenin önemli figürlerini, sanatçılarını ve tarihsel karakterlerini görerek İskoç kimliğini keşfedebilirsiniz. Binanın kırmızı gotik mimarisi de başlı başına etkileyici.

✜ National Galleries of Scotland: National
Şehrin tam merkezinde yer alan bu galeri, klasik sanat severler için bir hazine. İskoç ressamları tanımak ve İskoç akımları öğrenmekle birlikte Vincent van Gogh, Claude Monet ve Rembrandt gibi sanatçıların eserlerini yakından görebilirsiniz. Kısa sürede “dolu dolu” bir sanat deneyimi yaşamak isteyenler için birebir.

✜ The Writer’s Museum
Dünya’nın ilk edebiyat şehri seçilen Edinburgh’ta tabi ki böyle bir müze var. Edebiyat severler için küçük ama çok özel bir durak. Robert Burns, Sir Walter Scott ve Robert Louis Stevenson gibi İskoç edebiyatının dev isimlerine adanmış. Yazarların kişisel eşyalarını ve hikâyelerini görmek oldukça ilham verici.

✜ The Royal Scottish Academy of Art and Architecture
Sürekli değişen sergilerle çağdaş İskoç sanatçılarını keşfetme fırsatı sunuyor. Klasik müzelerden farklı olarak daha dinamik ve güncel bir sanat deneyimi sunuyor.

✜ Museum of Edinburgh
Şehrin geçmişine yakından bakmak isteyenler için ideal. Edinburgh’un nasıl şekillendiğini, günlük yaşamın nasıl değiştiğini ve yerel hikâyeleri keşfedebilirsiniz. Küçük ama karakterli bir müze.

✜ Fruitmarket
Eski bir meyve pazarıyken çağdaş sanat merkezine dönüşen bu alan, daha alternatif bir sanat deneyimi sunuyor. Deneysel sergiler ve farklı sanat pratikleri görmek isteyenler için keşiflik bir durak.

✜ City Art Centre
Edinburgh’un en geniş sanat koleksiyonlarından birine sahip. Özellikle İskoç sanatına odaklanarak şehrin kültürel kimliğini daha derinlemesine anlamanızı sağlıyor. Kat kat gezilip sindirilecek bir müze.

National Galleries of Scotland: Portrait

Dört Günlük Edinburgh Gezi Programı

Paylaştığım bu kadar fazla bilgiden sonra bunalmış olabilirsiniz. O yüzden kendi 4 günümüzü. nasıl geçirdiğimizden yola çıkarak, paylaştığım bütün bu yerleri 4 güne sığdırdığım bir program hazırladım.

1. Gün: Old Town, Royal Mile

✜ Sabah Room Rumours Coffee’de kahve & kahvaltı

✜ Gezmeye Royal Mile’dan başlıyoruz, cadde üzerinde postmodern mimariye sahip İskoçya Parlamento binasını görün ve Britanya kraliyet ailesinin İskoçya’daki rezidansı olan Holyrood Sarayı’nı gezin

✜ Şehri panoramik görmek için eğer kondisyonunuza güveniyorsanız Arthur’s Seat’e tırmanabilirsiniz.

✜ Royal Mile’dan kaleye doğru yürüyoruz: yol üzerinde Canongate Tolbooth, St. Giles Cathedral

✜ Edinburgh Kalesi’ni gez, 13:00’daki top atma törenini kaçırma. Kalenin biletlerini mutlaka önden online satın alın.

✜ Cockburn St. üzerindeki dükkanlar: House of MinaLima, MYSA, Eden’a bak. The Milkman’de kahve iç

✜ Öğle yemeği için Fruitmarket Cafe’ye uğra, galeride sergi varsa bir göz at

✜ Princes St. ve Scott Anıtı’nı gör

✜ Princes Street Gardens’da banklarda otur dinlen, kuşları dinle

✜ Akşam yemeği: Umi Sushi ve gece canlı müzik için Sneaky Pete’s

2. Gün: Dean Village & Stockbridge & Royal Botanic Garden

✜ Sabah kahvaltı ve kahve için Cairngorm Coffee sonra Dean Bridge ve Dean Village ziyareti

✜ Water of Leith Walkway’de kısa bir yürüyüş yap, Miller Wheel ve Miller Row’u gör

✜ Stockbridge’e yürüyün, Golden Hare Books’a uğra, Circus Lane’i görün. Lannan Bakery’de kahve molası

✜ Royal Botanic Garden’a geçiyoruz, kadim ağaçlar arasında yürüyüş. Kafesinde öğle yemeği veya kahve & tatlı molası ver

✜ The Gently Mad Bookshop ziyaretinden sonra artık bir viski tadımı yapabiliriz: The Scotch Malt Whisky Society

✜ Akşam yemeği Sushi: Yamato,

İtalyan mutfağı: Noto,
Hint mutfağı: Mother India’s

✜ Yemek sonrası kokteyl için: Panda & Sons

3. Gün: Victoria St & Grassmarket & Kitapçılar

✜ Old College, Edinburgh Üniversitesi kampüsünü gez

✜ İlk müze ziyareti: National Museum of Scotland

✜ Greyfriars Bobby Statue, Greyfriars Kirkyard Cemetery

✜ Kitapçı: Black Moon Botanica

✜ İskoçyanın ünlü tweed kumaşından yapılan çantaları için Islander’e uğra hatta çanta yapım atölyesine dilersen katılabilirsin.

✜ Şehrin en renkli sokağı Victoria Street’te John Kay’s Shop, Harry Potter ürünleri için Museum Context ve en güzel hediyelikler için The Red Door Gallery

✜ Bir birayı hakettik: Grassmarket’teki The Last Drop veya Biddy Mulligans

✜ The Vennel Viewpoint’te kale manzarasını fotoğrafla

✜ En güzel sahaf: Armchair Books & Edinburgh Books

✜ Kahve & talı için Lovecrumbs

✜ En sevdiğim kırtasiyeci olan Paper Tiger’a mutlaka uğra

✜ Akşam yemeğinde geleneksel İskoç mutfağı için: The Palmerston veya The Outsider

4. Gün: Müzeler & Calton Hill & Leith

✜ Fortuna Coffee’de kahvaltı

✜ Binasına özellikle hayran kaldığım National Galleries Scotland: Portrait’i ziyaret et

✜ George Street’teki mağazaları gez

✜ Yan yana olan National Galleries of Scotland: National’da İskoç ressamları keşfedin ve The Royal Scottish Academy of Art and Architecture’ı ziyaret et

✜ Old Calton Cemetery’i gez ve Calton Hill’e çık

✜ Leith Walk; kitapçı: Topping &Company, kahve için: Twelve Triangles, plak dükkanı: Elvis Shakespeare

✜ Deniz kenarına, Leith’e iniyoruz:

The Royal Yacht Britannia’yı gör

✜ Bir bira içilir: Moonwake Beer Co. ve hafta sonu ziyaret ediyorsan Leith Market’e uğra

✜ Akşam yemeği için Barry Fish


Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir